Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ANKARA KALESİ

Seneler önce Ankara'da ilkokula giderken , Anadolu Medeniyetleri Müzesini görmüştüm, yıllar sonra müzeyi ve civarını görmek isteğiyle Ulus Metrosunda inip, Gençlik Parkını yıllar önceki haliyle kıyaslayarak  yola koyuldum! Giderken nerelerden çıktığımı tam anlamayıp, yolları uzatmayı becersem de , dönüşte Samanpazarından Ulus Heykeline kısa sürede ulaşmayı başardım:) Şimdilerde kale içindeki  yollar alt yapı çalışmaları nedeniyle tatsız,evler ve yollar restore ediliyor, Melih Gökçek'e ait bir otel projesinden bahsetti kale içindeki esnaflar! Kale'nin içinde hediyelik eşya satan bir kaç dükkan var,Ankara'ya ait çeşitli objelerin satıldığı bu dükkanlara mutlaka uğrayın.. Kale'ye çıkış yolu engebeli olsa da,Kalenin tepesine çıkıp Ankara'yı çeşitli açılardan fotoğraflamak her zorluğa bedel.. Aaaa Gençlik Parkı bak:) Burada da hemen küçük rehberler çevrenizi sarıp,her dilden kaleyi tanıtabileceğini söylüyor:) ...

BONCUK KÖY

Özdere'den İzmir istikametine gelirken Menderes-Görece'de yolun sağında bir tabela dikkatimi çekince hemen tabelanın izini sürüp Boncuk Köy'e ulaştık:) İmalathanelerinin de bulunduğu gerçek bir köy izlenimi veren bu olağanüstü mekanda ,çoğu kendi tasarımları olan yüzlerce nazar boncuğu çeşidini bulmak müthiş keyifti... Avlunun içinde dolaşan tavuş kuşları,paçalı horoz ve tavuklar,envai şekilde süslenmiş objelerle dolu bahçesinde vakit nasıl geçiyor anlamıyorsunuz ... Kapısında  ters binmiş Nasrettin hoca süslemesi olan  mekana girince,kendinizi  Ali baba Kırk Haremiler masalındaymış gibi hissediyorsunuz:) Sahibi Murat Kayan, Çinlilerin plastik boncukla piyasa girmeleri neticesinde, çalışan  pek çok ocağın kapanmak zorunda kaldığını, kendisi gibi bu işe gönül vermiş bir kaç kişi sayesinde el yapımı boncuk üretimini yaşatma gayreti içerisinde olduklarını, ama nereye kadar dayanabileceklerini kestiremediğini söylüyor!! Yurt dışında bu...

URLA

Amcamlar'da konaklayıp Urla'ya gitmek için  otobanı kullanmayı düşünürken,yengemin otobana ne gerek var; Bostanlıdan Üçkuyulara kalkan arabalı vapura binin önerisiyle, Bostanlı vapur iskelesinde 5 tl ödeyip(nasıl yani diyerek! )yaklaşık yarım saat içinde Üçkuyulara vardık. Çok sağol yengecim:) Konakladığımız ilk yer Urla'ya 5 km.uzaklıkta olan Çeşmealtı.Burası Çeşmealtı mahallesi olarak da bilinen Mavi plaj beldesi, Menteş Askeri kampına yakın mesafede olduğumuzdan sabahtan akşama askeri öğrencilerin bozuk plak gibi söyledikleri Harbiye ve İstiklal marşlarından askeriye'de öğrenci olmanın, (hele de bu sıcaklarda) hiç de  çekilecek dert olmadığını düşünerek, kendimizi Urla'nın temiz ve ılık sularına bıraktık... Çeşme ve Alaçatının serin suları neyse ki Urla'da yok.. Akşamları Çeşmealtında kurulan açık pazarını ve birbirinden güzel dondurmacılarını  tavsiye ederim.. Buralara kadar gelmişken, Urla Merkezde ne var ne yok diye bilgilenmek isteyenler'e ön...

KARABURUN

Sessizlik,doğal ortam,temiz deniz arayanlara tavsiyem "Karaburun"...İzmir'e 100 km.Çeşme'ye 45 km.mesafede.Yol biraz virajlı özellikle de Mordoğan'dan sonrası! Gitmeden önce daha önce buraya gidenlerden 303 rakkamını duya duya ezberledik,kim nasıl hesaplamış da bu 303 viraj rakkamına ulaşmış, valla biz yol boyunca anlayamadık,tahminimizce bu güzel ve özel bölgenin keşfedilmesini arzu etmeyenlerin çıkarttığı  bir söylem!! Balıklıova'da Rıdvanın yerinde,barbun kilosu 60 tl. 1 kilo yaklaşık 22-23 adet barbuna denk geliyor,mezeler ve balıklar nefis.. Balıklıova fırınlarında lezzetli un kurabiyesi var,kilo 10 tl. Fırınlarda odun ateşinde pişen köy ekmeklerinin büyük olanları 3 tl,küçük olanları 1,5 tl. Balıklıova'nın enginarlarıda mutlaka tadılmalı...Hayatımda ilk kez yediğim Enginar reçelleri de mutlaka satın alınmalı. Balıklıovayla Mordoğan arasındaki yolda Mokamp diye çadırların ve karavanların konakladığı yerin manzarası muh-te-şem......