Ana içeriğe atla

MERYEMANA EVİ




Dönüş yolumuzda,aklımıza Meryemana evi geliyor.Söke, Ortaklar yolunu takip ederek Efes Harabelerini sağ alt'da bırakıp, kıvrıla kıvrıla çıkan yoldayız...Camdan,2006 yılı orman yangınından sonra yavaş yavaş toparlanmaya başlıyan çam ağaçlarını  seyredip, gün doğumunun o güzel manzarası eşliğinde Bülbüldağı'nın zirvesinde yer alan Meryemana evine ulaşıyoruz.



Bu tür yerleri görebilmeniz için öncelikle otobanlardan uzak durmalısınız. Meryemana Evi, İzmir'e bağlı Selçuk ilçesinde.Ana yolun bir kaç kilometre dışında öylesine güzellikle yatıyor ki. Meryemana Evi de bence onlardan biri!
Sabah08.00'de ziyaretçi almaya başlıyor,biz dönerken tur otobüsleri yoğun bir şekilde yukarıya doğru çıkıyorlardı...




Hediyelik eşya satan yerin karşısında sıcacık simit kokusuna dayanamıyor ve çay molası veriyoruz.Meryemana evinin ilk ziyaretçisi olma ünvanı o gün benim oluyor:)




Yaklaşık 10 sene önce ziyaret ettiğimizden daha bakımlı buluyorum burayı.








Aşağıda yer alan çeşmelerden su içiyoruz,İnanışa göre bu musluklar,para,sağlık,aşk adı altında 3'e ayrılmış.




Duvarı baştan sona neredeyse kaplıyan çaput,kağıt mendil,bez,yazılı kağıt parçalarından, istemenin sonu olmadığını görüyoruz:)








Meryemana evinde yer alan bilgiler ışığında;


Hristiyanlığın kutsal anası Meryem Ana'nın Evi, Bülbül Dağı üzerinde bulunmaktadır. 1891 yılında yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Hristiyanlar tarafından "Panaya Kapulu" olarak da adlandırılan kutsal yerin MS. 4. YY'da inşa edildiği tahmin edilmektedir. Meryem Ana'nın Mezarı da Panayır Dağı'nın kuzeydoğu eteğindedir. Yıllar boyu her 15 Ağustos'da Meryem Ana Evi'nin bulunduğu Panaya Kapulu'da dinsel törenler düzenlenmiştir. 1957 yılında Papalık da burasının Meryem Ana'nın Evi olduğunu onaylamış ve Hristiyanlık için "Hac Yeri" ilan etmiştir.





Hz. İsa, çarmıha gerilişinden kısa bir süre önce annesini, arkadaşı ve havarisi olan St. Jean'a teslim etmiştir. St. Jean da, Hz. İsa'nın çarmıha gerilişinden sonra Meryem Ana'nın Kudüs'te kalışını sakıncalı bularak, onu yanına alıp kaçırmış ve Bülbül Dağı'na getirmiştir. Kutsal bakire, ST. Jean tarafından gizlendiği Bülbül Dağı'nda 101 yaşına kadar yaşamını sürdürmüştür. Hrıstiyanlığın kabulünden sonra Bülbül Dağı'nda 'Hac' şeklinde bir kilise inşa edilmiştir. St. Jean Efes'te yaşamış ve söylentiye göre İncil'i burada yazmış ve burada ölmüştür.