Yayınlamayı atladığım Edirne gezimiz :)
Edirne-İstanbul 235 Edirne'nin Yunanistan sınırı Pazarkule'ye uzaklığı 13 km, İpsala sınır kapısına 110 km, Bulgaristan sınırı Kapıkule'ye uzaklığı ise 18 km diye aldığım notlarıma göz atıp sizinle de paylaşıyorum,işinize yarayabilir..
Edirne-İstanbul 235 Edirne'nin Yunanistan sınırı Pazarkule'ye uzaklığı 13 km, İpsala sınır kapısına 110 km, Bulgaristan sınırı Kapıkule'ye uzaklığı ise 18 km diye aldığım notlarıma göz atıp sizinle de paylaşıyorum,işinize yarayabilir..
Edirne, camileri, çarşıları, köprüleri, tarihi evleriyle ve özellikle de Muhteşem Selimiye ile ülkemize gelenleri ilk karşılayan ve bir sınır kenti olma özelliğini en iyi yansıtan kentimiz.Küçücük bir şehir Edirne, rahatlıkla 1 gün'de tüm şehri gezebilirsiniz.
![]() |
| Edirne Çarşısının içinde tam meydanda yer alan çeşme! |
Edirne denilince hepimizin aklına ilk olarak Selimiye Cami ve Mimar Sinan gelmekte,bizde bu muhteşem eseri görünce herkes gibi hayran kaldık.
Selimiye Camii:
Tek kubbe ile dört minaresi olan cami Mimar Sinan’ın en güzel sanat şahaseri olmalı diye düşünüyorum. Sultan İkinci Selim devrinde 1569’da başlayıp 6 senede tamamlanmış. Mermer işlemeler ve İznik çinileri câmiye ayrı bir güzellik katıyor. Minareleri üç şerefeli.
Edirne'de nerede olursanız olun mutlaka minareleri görüyorsunuz.
Mimar Sinan’ın 80 yaşında yarattığı ve "Ustalık eserim" dediği anıtsal yapı Osmanlı Türk sanatının ve Dünya Mimarlık Tarihinin baş eserlerinden!
![]() |
| Caminin içinden |
![]() |
| caminin içindeki şadırvan |
Eski Camii:
Edirneliler, “Selimiye'nin yapısı, Eski Cami'nin yazısı, Üç Şerefeli'nin kapısı ünlüdür” diyormuş. 1414'te Sultan Çelebi Mehmed tarafından yaptırılan ve Edirne’nin Osmanlı’dan günümüze ulaşan en eski anıtsal yapısı olan Eski Cami, içindeki yazılarla dikkat çekiyor.
II. Murat döneminde Edirne'ye gelen ve Camiye girerek vaaz verdiği Söylenen Hacı Bayram Veli'nin anısına duyulan saygı nedeniyle vaaz Kürsüsü imamlarca kullanılmıyormuş..

Ayrıca Kabe'den getirildiği rivayet edilen ve mihrabın sağında bulunan Kabe Taşı, özel bir ziyaret noktasıdır. Bu taşın önünde iki rekat namaz kılanların duaları kabul edilir şeklinde bir inanç yaygındır. Eski Cami Edirne'de duaların kabul edildiği dört yerden biri olarak bilinir.
II.Beyazid Camisi ve Külliyesi (II.Beyazid Kompleksi) :
Tunca Nehri kıyısında bulunan külliye Edirne'nin en önemli yapıtlarından. Cami, tıp medresesi, imaret, darüşşifa, hamam ve öbür bölümleriyle geniş bir alana yayılmış,girişte küçük bir ücret vererek yerel tur rehberimiz eşliğinde bu güzel yeri gezmeye başlıyoruz..
Trakya Üniversitesi II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi:
2004 yılında Avrupa Müze Ödülü’ne layık görülen müze, zamanında II. Bayezid Külliyesi’nin darüşşifasıymış. Yapıldığı dönemde Osmanlı Devleti’nin en iyi hastanelerinden biri olan, ruh hastalarının müzik ve su sesiyle tedavi edildiği Darüşşifa, 19. yüzyılın sonlarında işlevini kaybetmiş. Trakya Üniversitesi’nin çabalarıyla da hayata döndürülen yerde; Birinci avlu, ikinci avlu ve ana blok olmak üzere üç bölümden oluşan Darüşşifa’nın birinci avlusunda altı oda, ikinci avlusundaysa dört oda bulunuyor. Müze dekoru ve konu mankenleriyle çok ilginç. Osmanlı döneminin şartları ve tedavi yöntemleri gerçekçi bir şekilde günümüze aktarılmış.
Edirneye gelince gezilecek yerlerin başında Kapalıçarşıları geliyor:)
Alipaşa Çarşısı(Kapalı çarşı)
Edirneliler'in daha çok Kapalı Çarşı adıyla andıkları Ali Paşa Çarşısı Kanuni Sultan Süleyman'ın son yıllarında dört yıl kadar Sadrazamlık yapan Hersekli Semiz Ali Paşa tarafından 1569 yılında Mimar Sinan'a yaptırılmış. Bir söylentiye göre Kırklareli'nde yapılacak bir camiye gelir temin etmek amacıyla yaptırılmış. Yapılmasındaki bir maksat da kıymetli eşya satan (altın, gümüş vb.) ticaret erbabını bir çatı altında toplamak ve bu ticaret erbabının korunmasını sağlamakmış. Kaynaklara bakıldığında; her gece yüz adet bekçinin çarşıyı beklediğinden bahsedilmesi de sözkonusu ticari ürünlerin ne kadar değerli olduğunun göstergesidir. Çarşının bir özelliği de kemerlerinin kırmızı-beyaz taştan yapılmış olmasıymış.
Arasta Çarşısı
Arasta: "Çarşılarda aynı işi yapan esnafın bulunduğu bölüm" olarak tanımlanıyor.Selimiye Camisine girmeden buradan geçiliyor ve yöreye ait pek çok ürün müşterilerini bekliyor.Edirne'nin en eski sanatlarından biri de misk sabunculuğuymuş. Portakal, elma, limon, armut vb. gibi biçimlerde yapılan sabunlar, hediyelik eşya olarak satılıyor.
Aynalı ve değişik süslemeli küçük süpürgelerde en fazla talep gören hediyelik eşyalardan...
Edirne ciğerini lezzetli kılan en önemli özelliklerden biri, ciğerin kuzudan değil de, Trakya bölgesinde yetişen, doğal meralardaki kokulu otlarla beslenen danalardan elde edilen ciğerden yapılmasıymış. (Edirne ciğerini yemek için bu şehre gelenleri benim anlamam mümkün değil, ama sevenlere de bu bilgiyi aktarayım :))
Edirne'ye gelince(yaprak ciğer veya tava ciğer ) yenmeden gidilmez diyen Deniz Yıldızı Eğitim ve Kültür Derneği gönüllülerine gülümseyerek Köfteci Osmanın yolunu tutuyorum:)
![]() |
| Selimiye camisine gitmeden bir alt sokakta ! |
![]() |
Benim gibi ciğer yemiyenlerdenseniz mutlaka burayı ziyaret ediniz! |
![]() |
| Yok böyle bir tad,üstelik fiyatı da çok uygun:) |
Edirneye gelinirde badem ezmesi alınmadan dönülürmü??? Hayıırrr dediğinizi duyar gibiyim:)
Pek çok badem ezmecisi var ancak ben ablamların daha önceki denemelerinden yola çıkarak Keçecizadeye gidip badem ezmelerinin tadına bakıyorum,offf offf bu nasıl bir tad,ancak fiyat biraz pahalı geliyor ve sadece 1 kg alabiliyorum.Guruptan ayrılanın başına herzaman iyi işler gelmiyeceğini ,otobüste telefuz edilen rakkamları duyunca anlasamda iş işten geçmiş oluyor! (Gurup indirimi yaptığı için firma benim aldığım fiyatın yarısına onlara satış yapmış:(
Meriç nehri Köprübaşında yer alan Belediye İşletmelerine ait tesiste kahve molası veriyoruz.
Karaağaç'daki su değirmeni
Sarayiçi Balkan Savaşı Şehitliği:
Balkan Savaşı Şehitliği, Balkan Savaşı'nda düşman işgaline karşılık verilen 300.000 şehit ve 1913 yılında Sarayiçi'nde aç ve susuz bırakılarak öldürülen 20 bin şehit anısına yaptırılan bir anıt. Kültür Bakanlığı tarafından düzenlenen bu şehitlikte, Türkiye'nin her köşesinden isimler bulunmakta.
Aynı alanda, 1939 yılında yapılan Balkan Şehitleri Anıtı da yer almakta.



































