Ana içeriğe atla

SÜLEYMANİYE





Beyazıt'a gelip de Süleymaniye sokaklarını turlamamak, bana yakışmaz deyip gezmeye başlıyorum:)









Hamama girmek için önceden rezervasyon yaptırıp kişi başı 35 euro'yu gözden çıkartmak gerektiğini hamamın girişindeki yazılardan öğrendikten sonra,450 yıllık Sinan'ın eseri olan bu tarihi hamamın  bir kaç resmini çekmekle yetiniyorum:)





Dökümcüler çarşısından geçip Süleymaniye Külliyesinin en önemli mekanı olan, Camii'nin Muvakkithane Girişinden giriyorum.. Süleymaniye Camiinin  bahçesi de en az camii içi kadar etkileyici...








Muvakkithane Girişi





Külliye'nin merkezini Camii olarak kabul edersek diğer yapıların bu merkez etrafında toplandığını görüyoruz.

Külliye'de Kanuni Sultan Süleyman ve eşi Hürrem Sultan'ın türbeleri bulunuyor..







1550-1557 yılları arasında Kanuni Sultan Süleyman'ın Mimar Koca Sinan'a yaptırdığı Osmanlı Mimarisinin şaheserlerinden en önemlisi Süleymaniye Külliyesi 15 bölümden oluşuyor!











Süleymaniye Kütüphanesi tadilatta olduğu için giremedim,başka bir sefere:)




 Süleymaniye Külliyesinin etrafındaki sokaklar da görülesi...










Külliye yemekhanesi Darüzziyafe'de ilk soluklanmam:)














Osmanlı Mutfağından günümüze gelen ve ismiyle de aklımı çelen, Fukara Keşkülün tadına bakıyorum,fıstık,  badem,sütle yapılmış bu tatlı ismiyle fiyatının tezat oluşturduğu bir lezzet,zira fiyatı 13 tl:)





Bahçe  dinlendirici...










 Darüzziyafe'den çıkıp sağa dönünce yolun bitiminde Mimar Sinan'ın türbesini görüyorsunuz...





Süleymaniye Külliyesinin sokaklarında yan yana dizilmiş meşhur kuru fasulyeciler var,çoğunun da ismi Ali baba:) Fasulyelerin menşei Erzincan!




Semtin en eski kuru fasulyeci olan Kanaat Ali 1938 yılından beri kuru fasulye'yi günümüze taşımış ,mekan küçük,onu da her zaman olduğu gibi turistler dolduruyor!




Üşümem; acılı kuru fasulye nasılsa beni ısıtır, bahçedeki masalarda otururum derseniz bahçe'de kurulu olan masalar da yeriniz hazır, hem Süleymaniye Camii'ne bakıp , tarihi havayı soluklama da bonus'u!



.

İşin başın da 4.kuşak torunlar!
Eskiden çay bahçesi olarak kullanılan diğer küçük mekanın da yer alan 4-5 masada, şansınıza boşta masa varsa oturup afiyetle bu lezzeti tatmanın bedeli sadece 5 tl...Pilav,kuru,ev yapımı turşu yemenin bedeli ise 13 Tl









Darüzziyafe istikametine tekrar dönüp sola doğru yürürseniz ;tarihi Lale Cafe'de çay kahve içme imkanınız olur,geceleri burası eski Türk filmlerinin projeksiyonla duvarda oynatıldığı açık hava sinemasına dönüşüyormuş...






Süleymaniye'den Eminönü istikametine dönüş yapıp Mimar Sinan Cafe'de,kahve içip İstanbul'u bir kez daha izliyorum...