Ana içeriğe atla

MİKANOS



Çeşme'den kalkan gemiyle önce ver elini Mykonos. 5 saat sonra gemimiz demirliyor,Geminin yanaştığı yer yeni liman,merkez ise eski liman'nın yakınında.



Mykonos'un yerleşim yerine ulaşmak için tur otobüslerine,8 euro verip sabah 06.00'ya kadar sınırsız sayıda  gemiye gidip dönme imkanı var.Bu arada kişi başı 2 euro verip deniz taksilerle merkeze ulaşılabileceğini, limanda otobüslere yürürken farkediyoruz!



Merkezde yan yana sıralanmış restaurantlar ve kafeler yer alıyor.Hepsi birbirinden zevkli döşenmiş.Sahildeki restaurantlar ve kafelerin olduğu meydanın ismi Alefkandra. Sahilde mavi kubbeli,beyaz küçük bir kilise var (Panagia Pigaiotissa)




İki metre genişliğindeki kayrak taşlardan oluşan sokaklar pırıl pırıl,bir çöp bile yok,tüm adalar da bu temizlik hüküm sürüyor.Nedeni halkın dayanışmasıymış.Darısı bizim turistik yerlerimize!






 Sokaklardaki taşların araları beyaza boyalı. 


Binalar iki katlı,alt katlar dükkan üst katlar ya pansiyon ya da kafe.Birbirine bağlı sayısız sokaklar dar ve tertemiz..






Arka caddelerde kaybolmak imkansız,  ne kadar dolaşırsanız dolaşın,  yolunuz yel değirmenlerinin olduğu sahile iniyor.Denizin üzerinde,sıralanmış yan yana evlerin olduğu bölgeye küçük Venedik diyorlar.


Sokaklarda dolaşan canlı Pelikan'ı göremesek de,bu seferlik sahtesiyle idare ettik.





Sokaklarda dolaşırken,adanın en meşhur restoranı Niko's karşımıza çıkıyor. Yemekleri de çok güzelmiş ,biz gemide yemek yediğimizden burayı bir sonraki gelişimize bırakıyoruz:)




Ada'ya bakıldığında beş adet yel değirmeni (16. yy.kalma) beyaz  evler ve mavi pencereleri dışında bir şey yok.Doğa adına ne ağaç ne yeşillik olmamasına rağmen pazarlama kabiliyetleri ve hoşgörüleri sayesinde Mykonos favori yerler arasında.