Ana içeriğe atla

EGE GEZİSİ

DENİZLİ :


Gece vakti  düştük gene yollara,otobüs istediği kadar lüks olsun, belli bir saatten sonra o koltuklarda, bir kaç saatlik uyku için kaç şekle giriliyor'un açıklamasını şu cümle özetliyor "Anlatılmaz Yaşanır"

Düşen göz kapaklarına yenik düşüp, görünen şeklimizden farklı bir şekle geçip,tam tanınmayacak kıvama gelmişken,   gözümüzü Afyon'da açıyoruz...

Sabah kahvaltımızı Budan Otel'de 20 Tl karşılığında yapıyoruz,yolunuz Afyon'a düşerse aklınızda olsun. Keşkek bile var,açık büfe kahvaltılarında...



Afyondan sonra, kar manzaraları eşliğinde Denizliye doğru yola koyuluyoruz.. İlkbahar'ı yaşayamadık gitti :)


Bu bölgedeki ilk durak,Denizliye 30 km uzaklıkta Unesco Dünya Miras Listesinde yer alan Kaklık Mağarası,3 Tl giriş ücreti.Kükürt kokusuyla bir anda kendimize geliyoruz ! 

















Mağaranın girişinde doğal havuz var, suyu tabi ki kükürtlü... 




Mağara Pamukkale Travertenlerinin yer altındaki oluşumu görünümünde....Mağaranın içinde büyük Traverten kitlesi mevcut....





O sarkıt senin,bu dikit benim,kükürt kokusu ve ıslak merdivenler de kaymamak için dikkat kesilerek mağara turumu tamamlıyorum...






Otobüsümüze binerek Çal üzerinden Sakızcılar köyüne geliyoruz,yol virajlı ve dar....






Hedefimiz Yeşildere şelalesine varmak, ancak yolun yeterince geniş olmamasından ötürü, köyde dolmuş aktarması yaparak  şelaleye varıyoruz,havanın soğukluğundan ve sabah yapmış olduğumuz kahvaltıdan sonra  yeterince acıkmadığımızdan,şelalede yer alan alabalık tesisinde konaklama yapamıyoruz....İçecek kahveleri bile yoktu işin kötüsü....




Nihayet Denizliye varıyoruz,yaşasın serbest zaman :)
















Denizlinin ana caddesinin, bir tarafı Belediye meydanına çıkıyor ve orada şehrin simgesi Denizli Horoz heykeli bulunuyor.






Sağlı sollu dükkanlar, cadde üzerinde yer alıyor.Caddenin diğer ucunda da Babadağ İş hanı bulunmakta...Havlu,nevresim ihtiyaçları bu handan temin ediliyor.



Babadağ İş hanına giderken sol kolda yer alan,Atatürk evi ve Etnografya müzesi ücretsiz,mutlaka GÖRÜN....








PAMUKKALE :

Hierapolis Antik kent gezisi ile güne başlıyoruz....





Yunanca "Kutsal Şehir "anlamına gelen Hierapolis ,tedavi amacıyla kurulmuş...Müzeye giriş 25 Tl





Müze kartınız yoksa  kapıda çıkartın.Senelik müze kart ücreti tam 40 TL.Alacağınız müze kart sayesinde Türkiye'deki tüm müze ve ören yerlerine ücretsiz girebiliyorsunuz... Alın bir tane,karlı çıkın :)




O yıllarda antik kente ve etrafında kurulan havuzlara binlerce insan tedavi amacıyla gelip sağlıklarına kavuşurlarmış.


Şimdilerde turistik olarak açılmış olan Antik havuzun sıcak sularına giriş ücrete tabi,havuz kıyısında yer alan tesiste Türk kahvesi içebilirsiniz,fincan yok..Kağıt bardakta Türk kahvesi 6 Tl...






Kara hayıt bölgesinde pek çok konaklama tesisi yer alıyor,merkezde dolaşırken yurt dışında böyle bir yeri nasıl ihya ederlerdi diye düşünmeden duramıyorum...Bakımsızlık ve dükkanların derbeder görünüşü,satılan malların kalitesizliği,magnetlerin kabalığı ve fiyatların pahalılığı düşündürücü...




BULDAN:


Denizli merkeze 40 km uzaklıkta olan bu ilçe,küçük bir yerleşim yeri....Buldan'da pek çok dokuma atölyesi bulunuyor,ilçeye özgü Buldan bezi bu atölyelerde dokunuyor.



 


Karnınız acıkırsa, otlu pidelerini, buraya has Balcan sovan'lısını,ballı cevizli tahin helvasını deneyin.Fırınlarda satılan Buldan simidi 75 krş ve  bayatlamıyor,tavsiye ederim.















Tarihi Buldan Evleri,bugün sayıca az kalmış...Ancak bu evlerin kendine has bir zenginliği var..Ahşap ve cumbalı olan evler'in saçak ve bacaları ile cumbalı sundurmaları ayrı bir güzellik taşıyor.Evlerin bir başka özelliği ise birbirlerinin manzarasını engellememeleri..






Sokak aralarında gezip,sit kapsamında koruma altına alınan cumbalı evleri fotoğraflayın...

ŞİRİNCE:

İzmir Selçuk'a 8 km mesafede yer alan Şirince adı gibi şirin :)
Sit alanı ilan edilmiş bölge eskiye bağlı kalarak korunmuş,bütün evler 2 katlı yeşillikler içinde yer alıyor.Taş döşeli dar sokaklarında  yürümek keyifli,daha önce geldiğimde mevsimden ötürü yoğunluk vardı,bu halini daha çok sevdim....

Rengarenk begonvillerle süslü evleri,zeytin ağaçları,üzüm bağları ile tipik bir ege köyü...



Yürüyerek gezilecek bir yer Şirince....Tepede bulunan Kilise şimdilerde kapalı...Bilginiz olsun,boşuna kaygan taşlardan tepelere tırmanmak için kendinizi yormayın...


















Şirince'de ablamın meslektaşı olan Veteriner Hekim Alev Bitgel'in dükkanına mutlaka uğrayın,hobi olarak ilgilendiği takı işini emekliliğinden sonra taşındığı Sirince'de profesyonelleştirmiş. Simyacı El Sanatları Atölyesinde şifalı taşlardan kişiye özel tasarımlar yapıp,antik takılar üretiyor...


EFES :

Selçuk ile Efes arası yaklaşık 3 Km...Efes Antik şehri tarihte,tamamen taştan yapılan ilk şehir olma özelliğini taşıyor.Çok zengin olanlar belli seviyeye kadar,duvarları mermerlerle kaplatmışlar..





Antik kent bölgesinin 2 tane girişi var,bunlardan biri; Meryem Ana Evi yolu üzerindeki,Magnesia Kapısı.diğer ismi de Yukarı Kapı.Buradan giriş yaparsanız ,mermerli cadde'den eğimli bir şekilde yürüyerek Aşağı Kapı istikametine rahatça ulaşırsınız.





Panayır dağı eteğinde yer alan Yukarı kapıda bulunan turnikelerden müze kartımızı okutarak ücretsiz giriş yapıyoruz.Kartı olmayanlara giriş 30 TL.



Nike Zafer Tanrıçası

Kapının hemen girişinde Doğu Gymnasium'u var.Odeion anıtsal yapısı,bazilika,yukarı agora,tüm resmi binalar bu  meydanda yer alan yapılar....





Hava güneşli ve buranın keyfini tam anlamıyla kediler çıkarıyor.....







Mermer cadde ile Kuretler caddesinin kesiştiği yerde Hadrian Tapınağı Kapısı yer alıyor.



Kuretler caddesi muhteşem,mermerle kaplı geniş bir cadde,sağlı sollu sütünlu revaklar var.Her sütunun önünde heykel varmış,günümüzde pek çoğu kayıp! 





Caddenin altında yer alan,kanalizasyon şebekesini  düşünüp, kuran bir  medeniyetin eserlerini görmek,incelemek için  mutlaka bir gününüzü ayırın....


Kuretler caddesinin sol yanında Yamaç Evleri yer alıyor,burayı gezmek için ayrıca  para ödemeniz gerekiyor.




CELCIUS KÜTÜPHANESİ :


Veee karşınızda CELCIUS KÜTÜPHANESİ....Roma dönemi yapılarının en güzeli,hem kütüphane hem de mezar anıtı.18 yıl sürmüş inşaatı.12.000 kitaplık kapasitesi varmış




Ön cephede yer alan 4 kadın heykeli,akıl,kader,ilim ve erdem öğelerini içeriyor.Buradaki heykeller orjinallerinin kopyaları !! Asılları Avusturya'da...



Duvar içlerine konulan ısıtma, soğutma sisteminin açıklaması insana yok artık dedirtiyor...



Kütüphanenin önündeki Mermer Cadde'den Tiyatroya doğru yürümeye başlıyorum,huzur veren sessizliğe  kedilerin uyumu eşlik ediyor...Bizans hamamları,Liman Caddesi,Stadyum'u geçip Büyük Tiyatro'ya ulaşıyorum....





BÜYÜK TİYATRO :


Efes Harabelerinin en güzel yapılarından.Oldukça sağlam kalmış ve bir süre öncesine kadar Efes Festivaline ev sahipliği yapmış.Akustiği mükemmel olan mekan, bir zamanlar Gladyatörler ve hayvanların dövüştüğü  Arenaymış.  ...24.000 kişilik kapasitesiyle dünyanın en büyük açık hava tiyatrosu,mükemmel...







MERYEM KİLİSE :


Çıkışa doğru ilerlerken yolun solundan içeriye girip,Meryem Kilise diğer adıyla Konsil Kiliseyi ziyaret ediyorum.Hristiyan dünyası için son derece özel önemi olan bu kilise Meryem Ana'ya adanmış.Burada yapılan 3.Konsil toplantısında Katolik dininin doğmasına karar alınmış.




Burası Hristiyanlığın ilk 7 kilisesinden biri...Meryem Ana adına sunulan ilk kilise olması nedeniyle,dini bir merkez durumunda....




Çıkışta bulunan Müze mağazası ve dışarıda bulunan dükkanlardan bu bölgeye ait hediyelik eşyalar alabilirsiniz.





Efes Antik Gezisi, kendinize vereceğiniz en güzel hediyelerden :)


Otobüsümüze binerken bir zamanlar burada yaşamış olan Filozof Herakleitos'un "Değişmeyen tek şey değişimdir" sözünü hatırlıyorum....





TİRE:

Selçuk Tire arası yaklaşık kırk dakika sürüyor.Şansınıza gittiğiniz gün Salı ise;  Tire Pazarına "Hoşgeldiniz "






Pazarda her türlü ot ve sebze bulunuyor.Tire'de gözleme yapan pek çok yerde bu otlarla yapılan gözleme ve pide denenmeli....



Daha önceden geldiğim Tire'de yediğim köfteyi tat olarak sevmediğimden, tercihimi otlu gözleme ve Keşkek'ten yana kullanıyorum....



Keşkek






Karadutlu lor'u yemek için İş Bankası'nın yanında yer alan köftecileri sırf tatlının hatırına ziyaret ediyorum :)



Tire Köftesi


Karadutlu Lor Tatlısı


El Sanatları ile uğraşanları aynı yerde bulabiliyorsunuz..Çarşı içinde yer alan Cön Keçecilik'ten daha önce geldiğimizde aldığım terlikler ve şallardan memnun kalmıştım o yüzden tekrar Cön Keçeci dükkanını ziyaret ediyorum...







Keçeyle ilgili ürünleri satan yerler Pazar yerinin içinde, Semerciler ve Yularcılar da aynı cadde üzerinde...




İkram olarak adaçayı yapraklarıyla gelen çaya teşekkür edip,bir sonraki seyahat için yollara koyuluyorum