Ana içeriğe atla

İTALYA -3


CAPRİ:

Napoliden Feribotla Capri adasına ulaşım keyifli♥

Bindiğimiz Caremar firmasına ait ada vapuru, yaklaşık 1,5 saatte Capriye varıyor.
Deniz otobüsleriyle gelmek isterseniz 45 dakika sürüyor yolculuk ☺
Üst katta oturma salonları ferah ama ruhsuz.İçeride yiyecek içecek bölümü de mevcut. 
Hızı düşük olduğundan güvertede oturmak mümkün ki zaten yolcuların çoğu güvertede.
Yolculuk Vezüv Yanardağı'nın gölgesinde sürüyor.
Yaklaşık 1,5 saat süren yolculuktan sonra Capri'nin ana limanı  Marina Grande'ye yanaşıyoruz.
Capri adası iki bölümden oluşuyor,sahilde bulunan Capri ve yukarıda bulunan Anacapri.
Yeni inşa edilen otellerin çoğu üst kısımda bulunuyor.

Ada coğrafi özelliklerinden dolayı genel itibariyle plaj kültüründen yoksun,kayalıklardan denize girme fikri hoş gelmiyor insana!
Feribotların yanaştığı Limanda üç beş Restaurant,bolca hediyelik eşya satan dükkan,cafeler,yukarıya çıkan finükülerin dışında kayda değer bir şey yok.
Kıyıdan kalkan küçük minibüslerle Adanın tepesinde bulunan Anacapriye ulaşım yaklaşık 15 dakika sürüyor,yol virajlı,karşılıklı yol alan araçlar birbirine teğet geçiyor! Şoförleri keskin virajları sıfır hata ile tereddütsüz dönüyorlar ♥
Yukarıya çıktıkça manzaranın güzelliği karşısında, uçurumun kenarına inşa edilen yoldan gittiğini unutuyor insan ☺
Şöförler eğlenceli,şenlikli bir yolculukla Anacapriye ulaşıyoruz.Arzu edenler bu mesafeyi finiküler yada kendine güveniyorsa, yürüyerek de çıkabilir ☺İtalyanlar doğuştan çoşkulu,o yüzden yolculuk nasıl geçiyor anlamıyorsunuz.
Anacapri'de eskiden zenginler oturur,Capride ise,onların yardımcıları yaşarmış.Artık bu ayrım olmasa da  villaların güzelliği fark ediliyor.
Anacapride bulunan teleferikle Monte Solero'ya gidiş dönüş kişi başı 11 Euro,cesur olanlar telesiyejle Monte Solero'nun tepesine gidip dönebilir ☺
 


Kadınlar cesur çıktı ♥


Minibüslerle gidip gelirken,kuşbakışı Porte Grande'yi seyrediyoruz.
Bol miktarda satılan Limoncello dedikleri ünlü likörlerinden herkes gibi bende aldım,ancak tadını beğenmedim,ispirto ile rakı arası tuhaf bir tadı var.
Capriden,el yapımı sandalet,keten giysiler,limon şeklinde yapılmış sabunlar almayı unutmayın.
Daracık sokakları,begonvil kaplı evleri,limon kokuları, birbirinden şık tasarım dükkanları, envai çeşit hediyelik satan mekanlarıyla, mutlaka bir gününüzü ayırmanız gereken yerlerden Capri adası♥ 


AMALFİ KIYILARI :


Capri adasına veda ederek,deniz otobüsü ile Sorrento'ya yol alıyoruz.Yaklaşık yarım saat sonra Sorrento limanındayız.
Sorrento'dan başlayıp Salerno arasında uzanan bölgeye Amalfi Kıyıları adı veriliyor..
Sorrento yürüyerek gezilebilecek kadar küçük bir kasaba.
Bu bölgeden SITA otobüs firmasına ait mavi otobüslere binerek gezimize başlıyoruz.Kayalık tepelerden Akdenizi seyreden villa ve otelleri,bir zamanların balıkçı köyleri olan Positano,Amalfi,Salerno gibi kartpostal güzellikleri keşfetmeye hazırız ♥

Yaklaşık 2 saat süren kara yolundaki muhteşem manzaralar,derin uçurumlarla beraber yola eşlik ediyor!
Yollar çok dar ve virajlı,Allahtan şöförler başarıyla virajları dönüyor☻

Amalfi'ye kadar her küçük koyda bir yerleşim yeri var.

Amalfi kıyılarının daracık ve virajlı yolları nefes kesen manzaralarla karşılıyor insanı. 
Yolların dar ve virajlı olması araç kullanmayı çok zorlaştırıyor.İki aracın yan yana geçemeyeceği yollar yüzünden Sorrento'dan 28 km uzaklıktaki Positano'ya yaklaşık 1 saatte varıyoruz.

Yol üzerinde çini satan bir mağazada mola veriyoruz,fiyatlar dudak uçuklatıyor.


Denize dik inen keskin ve sarp kayalıklara tutunmuş ufacık köyler,göz alabildiğince limon bahçeleri,zeytinlikler ve üzüm bağlarıyla oluşan görüntülere hayran kalmamak mümkün değil♥ 


 
Positano'da İtalyan çinisiyle yapılmış Santa Maria Kilisesinin, kubbesi kasabanın her yerinden görülüyor.


Positano Amalfi arası 25 km.Amalfiye yaklaştıkça yol deniz seviyesine iniyor.
 
Arkamızı denize vererek, kasabanın içine doğru açılmış minik tünelden yürüyüp Duomo meydanına çıkıyoruz.
Meydanda büyüklüğüyle dikkati çeken Sant'Andrea Katedrali var.9.yy'dan kalma katedralin merdivenleri İspanyol merdivenleri gibi.
Amalfinin ana caddesinde yürürken sağ kolda yer alan çeşme dikkatimi çekiyor.Çeşmenin neredeyse tamamı minyatür heykelciklerle dolu,insanlar hem çeşmeden su içiyor,hem su dolumu yapıyor hemde dilek parası atıyorlar. 
Turistik eşyaların satıldığı sokaklarda limonla tatlandırılmış farklı lezzetler var,sokak aralarında boydan boya asılmış çamaşırların görüntüsü bize hiç yabancı gelmiyor☺

Dağlara yapıştırılmış gibi duran evler ♥

Amalfiden ayrılıp 25 km uzaklıkta bulunan Salerno şehrine ulaşıyoruz.Salerno Napoliye göre çok daha temiz ve düzenli.Napolinin güneyinde,kuzeyli görünümünde bir şehir.
Sonuç olarak; virajlı araba yolculuğundan rahatsız olmayan ve sonunda gireceği muhteşem deniz uğruna yüzlerce basamağı inip çıkmayı göze alanlara bu masalsı kıyıları öneriyorum ♥