Ana içeriğe atla

ANVERS-ANTWERPEN

Hollandaya yakın mesafede bulunan,Flemenkçe Antwerpen,Fransızca Anvers diye bilinen Belçika'nın 2.büyük şehrindeyim♥
Otobüsle ulaşım,Trene nazaran çok daha uygun fiyatlı.

Amsterdam Central Station'un çıkışında yer alan Metro hattıyla Dulvendrecht durağında inip, Euro Lines'ın yazıhanesinde biletlerimizi görevliye teyit ettirdikten sonra yolculuğumuz başlıyor.
Kişi başı gidiş dönüş 18 Euro.
Yerler numaralı değil,istediğiniz yere oturabiliyorsunuz,ücretsiz wifi var!
Rotterdam caddeleri işe bisikletle gidenlerle dolu☺
Sabah 07.45 de başlayan yolculuk,kısa bir kahve molası ile10.45'de sonlandı.
Antwerpende iner inmez  Euro Lines'ın yazıhanesine gittik,akşam büronun kapanış saatini öğrendik,bileti onaylatmadan otobüse binilmiyor,bilgilerinize.
 
 
Önceliği, Dünyanın en güzel tren istasyonu olmalı diye düşündüğüm Antwerpen Central'a ayırdık♥
 
 
1900'lü yıllarda yapılmış bina çok ihtişamlı♥ Nefis bir mimarisi ve çok görkemli saati var.İstasyonda free wifi mevcut.
Antwerp elmas endüstrisinin başkenti,o yüzden gar bölgesinin olduğu caddede sayısız elmas ve pırlanta satan kuyumcu dükkanı var. Bu bölge Diamond District olarak biliniyor.

Anvers şehrinin ismi bir efsaneye dayanıyor.Efsaneye göre Antigoon adındaki dev,Limandan geçen gemi sahiplerinden haraç alıp,ona karşı gelenlerin ellerini kesip nehre atıyormuş.Romalı Silvius Brabo isimli kahraman devi öldürüp, elini kesip nehre atmış.
Hand werpen(el kesmek) kelimesi zamanla Antwerpen'a dönüşmüş.

Gar bölgesinden çıkıp düz yürüyürek, Meir'e ulaşılıyor.
Caddenin başında,ünlü Ressam David Teniers'in heykeli bizi karşılıyor☺
Mağazalar ve sokak arasındaki binalarda,sanatı tüm ihtişamıyla görebiliyorsunuz♥
 
 
 
17.yy döneminin en önemli Resamlarından olan Van Dyck'in heykeli de Meirstraat'ta.
Çoğunlukla trafiğe kapalı olan cadde İstiklal caddesini andırıyor.
 

 
Meir Straat ve ara sokaklarda yüzlerce mağaza var.Shopping Stadsfeestzaal Mimarisiyle etkileyici.
Çikolata satan dükkanlar favorimiz♥
 Çikolata Müzesi ♥
 Efsanede konu edilen el figürü her yerde olduğu gibi çikolata dükkanlarında da dikkat çekiyor.
 
Galeria'nın üst katında yer alan Restaurant'ta brokoli çorbası 2,50 euro.Ücretsiz wifi hizmetleri var.
Tüm gün hiç ulaşım aracı kullanmadan saatlerce yürüyünce insan daha fazla yürümek ve yeni yerler keşfetmek istiyor.
Carolus Borromeus Church Kilisesi dış görünümüyle etkileyici.Şu sıralar bakımda olduğu için kapalı.

MAS müzesinin olduğu liman bölgesine yürüyerek ulaşmam yaklaşık 40 dakika sürüyor,hava sıcak ve bu yolun birde dönüşü var☻
 Willemdok'a yürümek hiç kolay değil,yürüyüş yollarını takip ederek yolumu uzattığımı, dönüşte farklı bir yoldan gelince anlıyorum☻
MAS Müzesi tüm heybeti ile ortada ama ne yazık ki kapanma vakti geldiği için, içini göremedim.
Belçika birası ile ünlü,Bier Central Tren Garına yakın.Mekan fotoğraf çekmek için yaratılmış.
Midye ve patatesleri lezzetli♥
 

Görülecek yerlerin içinde; ünlü ressam Rubens'in müze evi,Grote Markt,Sint Annatunnel'de vardı,ancak Paristen gelip Amsterdama gidecek olan son otobüsümüze yetişmek için sabah indiğimiz Konınkıjk Atheneum Okul binasının önündeki durakta olmamız lazım!☺