Botanik parkını görmek için Atocha Tren İstasyonundayız. Dışından hayli heybetli görünen binanın içinde tropik bir park kurulmuş, öyle ki çeşitli bitki türlerine ek olarak çevreleyen havuzda mutlu mutlu yüzen su kaplumbağaları bile vardı.

İspanya'nın resmi olarak merkezi kabul edilen nokta ‘Güneş Kapısı’, Puerto del Sol'deki belediye binasının önünde.
Tam karşısında, sanatçı Pascual de Mena tarafından yapılmış ağaca dayanmış bir ayı heykeli var. Bu heykel Madrid şehrinin amblemi. İspanya'nın bu sıfır noktasını referans kabul edip, buradan çeşitli yönlere açılan ana caddeler üzerinde yapılan kısa yürüyüşler şehri tanımak için ideal.
Palacio Real ‘Royal Palace’’ın çevresi trafiğe kapalı. 18.yüzyılda Bourbon'lar yönetimdeyken Fransız V.Philip Versailles’a benzeyen bir saray yaptırmaya karar vermiş. Mimar Filippo Juvara’nın 1738’de başladığı İtalyan mimar Giovanni Battista’nın 1764’de bitirdiği sarayın malzemeleri Guadarrama dağlarından gelen granit taşlar ve Colmenar’dan gelen kireç taşları ve İtalyan Barok tarzda. Dekorasyonu yıllarca sürmüş bu saray; Avrupa saraylarının en iyi korunmuş güzellikte olanlarından. İçinde patikaların ve çeşmelerin bulunduğu saray bahçesi XVI.yy.da yapılmış. Sarayın ön cephesinde yeralan Silahlar Meydanı’nda halen çeşitli devlet törenleri yapılmakta. Calle de Bailen'de, Puerto del Sol'den, Calle Mayor'u izleyerek cadde bitiminde güneye dönünce kraliyet sarayına ulaşmak mümkün.
La Mancha bölgesinden getirilmiş zeytin ağaçları arasında 1920’li yıllarda sanatçı Coullaut Valera tarafından yapılmış Cervantes’in anıtı ve dünyaca ünlü romanı Don Quijote’ta yeralan yel değirmenlerine savaş açmış iki kahramanının bronz heykelleri bulunmakta. Cervantes 1616’da Madrid’de ölmüş.
İspanya’da bütün kentlerde bir ‘Plaza Mayor’ yani büyük meydan var. Madrid’in büyük meydanı; kare bir avlu etrafında düzenlenmiş 136 binadan oluşan, 120x94 metrekare büyüklükte,1619 yılında krallığa prestij sağlayacak bir alışveriş merkezi olarak inşa edilmiş halâ çeşitli dükkan ve atölyelerin olduğu oldukça güzel bir ortam.Alan bugün de çeşitli yerel festivallerde ve Noel döneminde kullanılmakta.
Tam ortasında Bolonya’lı Giovanni tarafından yapılmış Kral III. Philip'in at üzerindeki heykeli yeralıyor.
Madrid'e gelince Real Madrid'in Stadına gitmeden olmaz deyip stadyumun önünde soluğu alıyoruz.
Madrid'e gelince Real Madrid'in Stadına gitmeden olmaz deyip stadyumun önünde soluğu alıyoruz.
Stadı gördükten sonra otobüsümüze binerek,Madrid'in 17.yüzyıldaki merkezine doğru ilerleyip Plaza de la Villa yani ‘Belediye Meydanı’na yakın indik. Tarihi bölgeler trafiğe kapalı o yüzden sadece yürünüyor




















